25 Kasım 2014 Salı

YEMEKTE DENGE

23 Mart 2013, 16:14
Bu makale 954 kez okundu
YEMEKTE DENGE
Nadide Altın
 Son yıllarda yoğun olarak basında ve kamu spotlarında sıkça gündeme gelen “obezite ile savaş” uyarılarından biri olan günde en az 10 bin adım atma uyarısına ben de uymaya başladım, her sabah işime araba ile gitmektense  yürüyerek  gitmeyi tercih ediyorum.
Evden çıkışım genelde öğle saatlerine rastlıyor,  güzergahım gereği bir ilköğretim bir de lisenin önünden geçiyorum. Öğrenciler öğlen yemeği tatiline çıkmış oluyor. İlköğretim okulunda okuyan küçük çocukları genelde anneleri ellerinden tutup evlerine götürüyor, kimini bahçede anneleri kendi besliyor. Büyük çocukların birçoğu da bir elinde sandviç diğer elinde gazlı içecekler, okul bahçesinde hem karnını doyuruyor hem top oynamaya çalışıyor. Biraz daha ileride,  liseye yaklaştıkça yolda ve okul önünde aynı manzarayı her gün görüyorum. Bu çocukların nasıl bir beslenme içinde olduklarını düşünmeden edemiyorum. Gezinirken ve ellerinde, bol soslu, mayonezli, ketçaplı ve de içinde ne kadar sağlıklı olduğunu bilmediğimiz sucuklu veya peynirli tostlar, sandviçler… Hafta sonlarında da,  büyük alışveriş merkezlerin yiyecek bölümlerinde anne-babalarında katıldığı minicik çocuklarında yemeğe çalıştığı fest-food  ziyafetlerini çok sık görüyorum.
Obezite, halk arasında şişmanlık olarak bilinen, vücutta fazla miktarda yağ birikintisi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gerek bir hastalıktır. Çünkü insan vücudunda kalp ve damar, solunum, sindirim sistemleri gibi birçok sistemimizi etkileyen ve bunlara zemin hazırlayan bir hastalıktır. İnsan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkileyen bir hastalıktır. Yapılan araştırmalarda son 20 yıldır bütün dünyayı saran bir salgın hastalık gibi hızla artmakta olup ülkemiz de bundan nasibini almaktadır. Ülkemizde kadın nüfusunun 3/1’i, erkek nüfusun 5/1’i obezmiş, yani şişman.
Her şey ailede başlar deriz ya… Burada da karşımıza çıkıyor. Özellikle anne babanın kendi beslenme alışkanlıklarından çocuklarımız da etkileniyor, anne baba sabah kahvaltı etmeden evden çıkıyor, birlikte kahvaltı edilmiyorsa bunu çocuktan beklemek mümkün değil. Aile ev dışında beslenmeyi tercih ediyor ise çocuk da bunu yapacaktır. Çocuklarımıza küçük yaştan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlığını vermeliyiz. Ailede birlikte yemek yeme alışkanlığı, ailede pişen yemeklere dikkat edilmesi ve beslenme düzeninin evden kurulması gerekmektedir. TV ve bilgisayar karşısında da çocuklarımızın uzun süre geçirmelerine engel olmalıyız, çünkü hareketsiz yaşamında obezite için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz.
Okul çağına gelmiş çocuklarımız bu alışkanlıklar ile okullarında yiyecek ve içeceklerine daha çok önem vereceklerdir. 
Milli eğitimin öğrencilerin yemek ihtiyaçları için neler yapıldığını öğrendim. Taşımacılık sistemi ile Çanakkale ye getirilen öğrencilere yemek veriliyormuş. Belediye de ihtiyacı olan çocuklara. 
Ya diğer çocuklarımız;
Belki ihtiyacı var söyleyemiyor, ihtiyacı olmasa bile eve gitmeye üşeniyor, yukarıda bahsettiğim yiyecekler ile karnını sadece kandırıyor… Vücudunun ihtiyacı olan kaloriyi alamıyor, sonuç, sağlıksız beslenen bir gençlik ve Obezite..
İskandinavya ülkelerinde, tüm okul çağındaki çocuklarının beslenmeleri devlet tarafından karşılanıyor ve mecbur tutuyor, amaç sağlıklı bir nesil yetiştirmek.
Bizde de, 2011’de pilot bölgeler seçilip, 8-11 yaş guruplarındaki çocuklar için “ yemekte denge” adı altında çalışmalar başlamıştı. Zaman içinde de tüm okullarda uygulanacaktı.  Çanakkale de olmadığına göre kesintiye uğramış.
Bu sistemin bir an önce tüm ülke geneline yayılmasını, her çocuğun ihtiyacı olan kalori ile beslenmesini diliyorum.  Üniversite öğrencilerine yemek parası veriliyor, MEB tarafından her çocuğa kırtasiye yardımı yapılıyor, Tablet bilgisayar verilebiliyor, düzenli yemek de verebilir. Televizyonlarda,  bin bir çeşit sağlığa zararlı yiyecek ve içeceklerin reklamları yarış halinde. Biz büyüklerin bile iştahını kabartan bu reklamlar ile başlatın OBEZİTE ile SAVAŞ ne kadar uyumlu anlamakta güçlük çekiyorum.
Dileğim, daha önce başlatılan “yemekte denge” projesinin tüm okullarımızda hayata geçirilmesi.  Bu sosyal devlet olmanın da bir parçasıdır zaten.
SAĞLIKLI NESİLLER YETİŞTİRMELİYİZ. ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZDİR. SAĞLIKLI TOPLUM, SAĞLIKLI GELECEK DEMEKTİR.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ÇANAKKALE'YE AVM YAPILSIN MI?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner13
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • İşte Çanakkale Gazetesi - 28 Haziran 2013Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV
    banner35