19 Nisan 2014 Cumartesi

Mezar Açtıran Miras Hikâyesi

AR Holding ve Aktepe İnşaat Şirketi ile iflas eden Aktaş Elektrik'in sahibi 87 yaşındaki Çanakkaleli Murat Sabri Artam, ölümünün üzerinden bir buçuk yıl geçmesine rağmen 300 milyon liralık mirasıyla konuşuluyor. 1955’te ölüm tehlikesi nedeniyle ikinci bir nüfusa geçen Artam, ikinci kimliği nedeniyle miras tartışmalarının ortasında kaldı. Artam’ın öldüğünün kesinleşmesi için mezarı açılarak DNA testi yapılacak.

25 Haziran 2013 Salı 18:02
Bu haber 480 kez okundu
Mezar Açtıran Miras Hikâyesi
 Aktaş Elektrik'in eski sahibi Murat Sabri Artam'ın ölümü sonrasında çocukları arasında yaşanan 300 milyonluk miras kavgasında son perde... Ünlü işadamının profesör oğlu Atilla Artam, 87 yaşında hayata veda eden babasının 1955 yılında esrarengiz bir şekilde nüfus kayıtlarını değiştirdiğini, ancak birkaç yıl sonra yeniden aynı ismi aldığını belirterek bir ölü, biri sağ görünen kayıtların birleştirilmesini istedi. Mahkeme, kayıtlardan birinin iptaline karar verdi. Yargıtay ise söz konusu kararın ancak DNA incelemesi sonucu verilebileceğini belirterek kararı bozdu. Yargıtay kararı nedeniyle Murat Sabri Artam'ın mezarının açılması gündeme geldi. 
AR Holding ve Aktepe İnşaat Şirketi ile iflas eden Aktaş Elektrik'in sahibi 87 yaşındaki Murat Sabri Artam ile eşi Süheyla Artam, sahibi oldukları aile şirketlerinin hisselerini 2005 yılında oğulları Prof. Atilla Artam'a devretti. Çiftin kızları Betül ve Ayşe Figen Artam, babalarının kanser, 83 yaşındaki annelerinin ise Alzheimer hastası olduğunu belirterek, ağabeylerinin bu durumdan faydalanıp malları üzerine geçirdiğini öne sürdü. Kız kardeşler ayrıca açtıkları davalarda darp ve ölüm tehditlerine maruz kaldıklarını ileri sürerek, ağabeylerinin kendilerine, dini inançlarına göre kızlara mal verilemeyeceğini söylediğini iddia etti. 

"İKİ NÜFUS KAYDI VAR"
Babalarının 24 Mart 2008 tarihinde hayatını kaybetmesinin ardından hukuk mücadelesine devam eden Artam Kardeşler, bir yıl sonra bu kez farklı bir dava nedeniyle mahkemelik oldu. Prof. Dr. Atilla Artam, babasına ait 2 nüfus kaydının birleştirilmesi için mahkemeye yaptığı başvuruda 1921 yılında Çanakkale'de dünyaya gelen babaları Sabri Artam'ın 1942 yılında anneleri Süheyla Artam ile evlendiğini, bu evlilikten 1949 yılında Atilla, 1955 yılında ise Cengiz isimli çocuklarının dünyaya geldiğini ifade etti.

"BİLİNMEYEN BİR NEDENDEN KİMLİK DEĞİŞTİRDİ"
Babasının 1955 yılında hayatının tehlikede olması ya da bilinmeyen bir nedenden dolayı izini kaybettirmek için eşinden boşanarak, kimlik değiştirdiğini kağıt üzerinde boşanarak 1920 Köstence doğumlu, Eskişehir nüfusuna kayıtlı Murat Ulutaylan olarak yaşamına devam ettiğini bu isimle anneleriyle yeniden evlendiğini belirten Artam, bu süreçte kız kardeşleri Ayşe Figen ve Betül'ün dünyaya geldiğini kaydetti. Babasının uzun yıllar sonra kaydını önce Şişli'ye aldırdığını, ardından mahkeme kararı ile adına 'Sabri'yi ekleyip yeniden eski soyadına kavuştuğunu anlattı.

"KAYITLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE KARAR VERİLDİ"
Çanakkale nüfusuna kayıtlı olan ve halen ‘sağ' oyarak görünen Sabri Artam ile Sarıyer nüfusuna kayıtlı ve ‘ölü' olarak görünen Murat Sabri Artam'ın aynı kişiler olduğunun tespit edilmesini ve veraset ilamı(mirasçılık belgesi) verilmesini talep etti. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, 1.5 yıl önce nüfus kayıtlarını inceleyen bilirkişinin hazırladığı rapor doğrultusunda iki kaydın da aynı kişi olduğuna karar verdi. Mahkeme, baba Artam'ın Sarıyer'deki kaydının iptal edilerek, ölüm kaydının Çanakkale'deki kütüğe işlenmesine, kızları Betül Artam ile Ayşe Figen Erden'in nüfus kayıtlarının da oraya taşınmasına karar verirken, "Murat Ulutaylan"ın nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için, savcılığa suç duyurusunda bulundu. 

"KANIT YOK"
Ancak mahkemenin verdiği bu karar Alzheimer hastası olan anne Süheyla Artam ile iki kızını memnun etmedi. Anne ve kızları, yerel mahkeme kararını temyiz ederek öncelikle davanın kendilerine değil, Vatandaşlık ve Nüfus Genel Müdürlüğü'ne açılması gerektiğini, ayrıca Prof. Artam'ın iddialarının ispatlanamaz olup, her iki kaydın da aynı kişiye ait olduğuna dair kanıt olmadığını öne sürdü.

MEZARI AÇILABİLİR
Yapılan inceleme sonucunda anne ve kızları haklı bulundu. Yargıtay Hukuk Dairesi, her iki kişinin aynı kişi olup olmadığına DNA incelemesi yapılmadan karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararını bozdu. Verilen bozma kararı sonrasında Artam'ın mezarının açılıp açılmayacağına dosyayı yeniden ele alacak olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nce karara bağlanacak.

Anahtar Kelimeler: çanakkale

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?ÇANAKKALE'YE AVM YAPILSIN MI?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    e-gazete

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV